Hava Durumu

#Deprem

Batı Ekspres - Edirne'nin Haber Sitesi - Deprem haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Deprem haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

“Edirne Hayat Kurtarıcı Öneme Sahip Olacak” Haber

“Edirne Hayat Kurtarıcı Öneme Sahip Olacak”

İki yıl önce yaşanan Kahramanmaraş depreminin yıldönümünde, Edirne Belediyesi organizasyonunda sivil toplum kuruluşlarının da katılımıyla deprem paneli düzenlendi. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan panelde konuşan Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan Akın; “Edirne, birinci derece deprem bölgesi olmasa bile Saros bölgemiz çok ciddi bir deprem kuşağında. Aynı zamanda yapı stoklarımız çok kötü. Diğer taraftan İstanbul’un hemen yanı başındayız. Olası İstanbul depreminde belki de burası hayat kurtarıcı stratejik bir öneme sahip olacak. Nasıl ki Saros’ta olabilecek bir depremde ilk müdahalenin Edirne’den gitmesi gerekiyor, olası İstanbul depreminde de Avrupa’dan gelecek yardımlar, bizim burada oluşturacağımız ekipler dolayısıyla gidecek yardımlar çok önemli. Biz de stratejik önemimizin farkında olarak Afet İşleri Müdürlüğümüzle ilgili değişikliğimizi yaptık. Daha sonra EDAK ile iş birliğimizi büyüttük. Diğer sivil toplum örgütleriyle beraber iş birliğimizi arttırma konusunda çalışmalarımıza başladık” dedi. “GELECEĞE YÖNELİK ÇALIŞMALAR YAPILIYOR” Panelde konuşan Edirne Belediyesi Meclisi Deprem ve Doğal Afet Komisyonu Başkanı Serhat Ceylan, 25 yıldır deprem ve afet ile ilgili geçmişi olduğunu ve geleceğe yönelik çalışmalar yapıldığını belirterek; “Sorunun ne olduğunu az çok biliyorum ve bu konuda Edirne Belediyesi olarak ne yapabiliriz çalışması içerisindeyiz. Edirne Belediyesi bünyesinde kurulan Afet İşleri Müdürlüğü ve Edirne Meclis Üyeleri olarak STK’larla her zaman iş birliği içerisinde olacağız. Geleceğe dönük yapmayı planladığımız birtakım çalışmalar var, Avrupa Birliği projeleri var, yabancı ekiplerle iş birliğimiz var. Şimdiye kadar birçok afetlerde bulunmuş birisi olarak bundan sonraki süreçte de ihtiyaçlar neler? Operasyonel neler yapılabilir? Çalışmaları içerisinde olacağız. Edirne Kent Konseyi’nin tüm ekipleri toplayarak yaptığı çalışmaların neticesinde, eksiklerimizi ortaya koyalım ki hemen yanı başımızdaki, uzatmaların da uzatmasını yaşayan İstanbul depremine hazırlıklı olalım” diye konuştu. “DEPREM GERÇEĞİ BİLİNCİNİ SÜREKLİ CANLI TUTMAK HER BİRİMİZİN GÖREVİDİR” Deprem gerçeği bilincini sürekli canlı tutmanın herkesin görevi olduğunu ve bilim insanlarının yerelde afet yönetimi ve koordinasyonunun belediye öncülüğünde olması gerektiği görüşünü desteklediklerini belirten Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Edirne İl Koordinasyon Kurulu Başkanı Birce Altay; “Bu anlayış ile çalışan belediyemize, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Edirne İl Koordinasyon Kurulu olarak desteğimiz tamdır. Edirne yerelinde baktığımızda deprem gerçeğiyle yaşamak zorunda olduğumuzu belirtebiliriz. Jeolojik ve Sismolojik veriler göz önüne alındığında yöreyi etkileyecek deprem durumunun Kuzey Anadolu Fayının, kuzey kolu olduğu görülmektedir. Eski tarihlerde yakın çevremizde büyük depremler olmuştur ve olmaya da devam edecektir. 2013 yılında Edirne’de çalışma yapan İstanbul Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan’ın Marmara Ereğlisi’nin önünde oluşacak 7 ile 7,2 büyüklüğündeki depremin, Edirne’yi 6 ile 7 şiddetinde sarsacağını söyleyip, bizleri uyarmasını unutmamalıyız, önerilerini dikkate almalıyız. Kuzey Anadolu fay hattının Enez ve Keşan sahil bölgelerine çok yakın geçmesi olası Marmara depreminin beklenmesi 1999 yılından önce yapılan yapıların çokluğu ve bu yapıların büyük bir depreme dayanıklı olmadığı tahmin edildiğinden ve zemin durumu da düşünüldüğünde Enez ve Keşan’daki deniz kenarındaki yapılara dikkat çekmek istiyorum. Ruhsatlı yapılar dışında birçok yapının mühendislik hizmeti almadan, denetimden geçmeden yapıldığını ve imar barışından yararlandığını bilmekteyiz. Edirne ilinin özellikle Keşan ve Enez ilçelerinde ivedilikle kentsel dönüşüm çalışmalarının tamamlanması, sahildeki yapıların azaltılması, mevcut yapıların depreme dayanıklı hale getirilmesi gerekmektedir” ifadelerini kullandı. ŞENER ŞENTÜRK

Sanış: “Esnafa Afet ve İlkyardım Eğitimi Zorunlu Olmalı” Haber

Sanış: “Esnafa Afet ve İlkyardım Eğitimi Zorunlu Olmalı”

İki yıl önce yaşanan deprem felaketinin yıldönümünde Edirne Tarihi Alipaşa Çarşısı Dernek Başkanı Yılmaz Sanış’tan afet ve ilkyardım ile ilgili önemli bir çağrı geldi.   Esnafın, işyeri açma ruhsatının zorunlu olduğu gibi afet ve ilkyardım eğitimi almasının da zorunlu olması gerektiğini söyleyen Sanış; “Bugün 6 Şubat ve 2 yıl önce maalesef ki yüz yılın afeti dediğimiz deprem oldu. Çok büyük can kayıplarımız oldu. Ölenlere Allah'tan rahmet diliyoruz. Yaralılara acil şifalar diliyoruz. Afetler ile aslında her gün iç içeyiz. Geçtiğimiz günlerde Bolu Kartalkaya yangını var. Bizim gibi toplu alışveriş yerlerinde ilk yardım çok önemli. Çünkü buradan her gün çok sayıda insan geçiyor. Esnafın ilk yardım eğitiminden geçmesi lazım. Yangınla ilgili tatbikatlar yapılması lazım. Neticede işin içinde insan faktörü var. İstediğiniz kadar sistemi kurun, istediğiniz kadar koruyucu ekipmanlar yapın, insanlar eğer bu konu hakkında ilk anda ne yapacaklarını bilmiyorsa o sistem de bir yere kadar sizi koruyor. O yüzden öncelikli olarak esnafın iş yeri açma ruhsatı nasıl alması gerekiyorsa, bence bazı temel eğitimlerden geçmelidir. Yangınla ilgili eğitimlerden, ilkyardım ile ilgili eğitimlerden geçmesi gerekiyor. Çünkü her gün insan faktörüyle beraberiz. Belki yüksek tansiyondan bayılan bir vatandaşa biz tuzlu ayran ile müdahale etmeye çalışıyoruz. Bir şeyler yapıyoruz ama hep kulaktan dolma bilgilerle. Belki ilk anda yapacak yardım ile çok daha büyük afetlerin ve hayati risklerin önüne geçilebilir” dedi.  “TATBİKATLAR YAPILMASI LAZIM” Alipaşa Çarşısı gibi toplu işyerlerinin olduğu yerlerde, esnaf ile belirli dönemlerde tatbikatlar yapılması gerektiğini söyleyen Sanış; “1992 yılında çarşımızın yandığında malum çok büyük bir facia atlatıldı. Çok şükür o zaman can kaybımız olmadı. Tekrar devlet bütün imkanlarıyla 1998 yılında çarşıyı açtı. Yangın riski evlerimizde olsun, iş yerlerimizde olsun her zaman var. Bu konuyla ilgili aslında sadece esnafların değil, herkesin bir eğitimden geçmesi gerekiyor. Bizde yangın söndürme pompaları var, yangın söndürme istasyonları var ama ilk etapta ne yapmamız gerekiyor? Bu konuyla ilgili gerekli kurumların tatbikatlar yaptırması lazım. Tahliye alanlarının belirlenmesi lazım. Bunlar üzerinde çalışma yapılması lazım. Bunlar çok önemli konular” ifadelerini kullandı. ŞENER ŞENTÜRK

Depremin Yaralarını Edirne'de Saran Lütfiye Karakuş Kadınlara Umut Oluyor Haber

Depremin Yaralarını Edirne'de Saran Lütfiye Karakuş Kadınlara Umut Oluyor

6 Şubat 2023 tarihinde Kahramanmaraş merkezli depremlerin üzerinden 2 yıl geçti. Depremlerin ardından birçok depremzede çeşitli illere yerleşerek, yeni bir hayat kurdu. Hatay’da 6 Şubat depremini yaşayan 50 yaşındaki Lütfiye Karakuş ve ailesi de yıkıcı felaketin ardından bir süre İstanbul'da kaldıktan sonra Edirne’ye yerleşti. Depremde yakınlarını ve evini kaybeden Lütfiye Karakuş, Edirne’de mesleğine dört eller sarılarak depremin yaralarını sarmaya başladı. Yıllarını sadece dikiş dikmekle geçirmeyen, aynı zamanda acı dolu anları umutla değiştiren bir yaşam öyküsü yazan Karakuş, "Her iplik, geçmişin acılarını geride bırakıp geleceğe atılan bir adımdır" diyerek kadınların kendi hayatlarına yön vermelerine katkı sağlıyor. Depremin yaralarını sarmak, yaşadığı acıları hafifletmek ve kadınların ekonomik olarak güçlenmelerine katkıda bulunmak amacıyla Edirne’de dikiş kursu öğretmenliği yapan Karakuş'un hikayesi, diğer kadınlara da umut oldu. Kursa katılan kadınlar, Karakuş'un dertlerine derman olmak ve acılarını paylaşmanın yanı sıra onun yüzünü güldürmek için de ellerinden geleni yapıyor. Adıyaman Gölbaşı doğumlu olduğunu ve eşinin memleketi olduğu için 7 yıldır Hatay'da yaşadıklarını ve orada depreme yakalandıklarını anlatan Karakuş, "Eşim askeri personeldi, emekli olduktan sonra memleketi Hatay'a yerleştik. Orada bu facia olayı yaşadık. Depremden sonra bir süre İstanbul'a oğlumuzun yanına giderek orada kaldık. Başka arkadaşlarıyla kaldığı için rahatsızlık vermek istemedik. Bir ev tutalım dedik. Sonuçta hiç eşya falan getiremedik. Kendimize bir düzen kurmaya karar verdik. Eşim İstanbul'da kalmak istemedi. Eşimin işinden dolayı daha önce Edirne'de 4 yıl kalmıştık. O yüzden burayı seçtik. Eşyalı bir ev tuttuk kiralık. 2 yıl oldu Edirne'deyiz" dedi. Boş oturdukça yaşadığı acıları hatırladığını ve kendisini kötü hissettiğini belirten Karakuş, usta öğreticilik mesleğine devam etmek için Edirne'de Halk Eğitim Müdürlüğü'nün kapısını çalarak başvuru yaptığını söyledi. 2 yıldır Halk Eğitim Merkezi'nde usta öğretici olarak görev yaptığını aktaran Karakuş, "Herkesten çok memnunum. Edirne Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı, valilerimiz, Milli Eğitim müdürlerimiz, Halk Eğitim müdürümüz hepsi de bana kucak açtılar. Hepsine çok teşekkür ediyorum. Kursiyerlerimle çok güzel anlaştık. Onlar beni çok sevdi, ben onları çok sevdim. Bu şekilde çalışarak o zor günleri atlatmaya çalışıyorum" ifadelerini kullandı. "KONUŞTUKÇA O PSİKOLOJİYİ TEKRAR YAŞIYORUM" Deprem gecesi yaşadıklarını anlatan Karakuş, "O gece zaten 15 tatilin son günüydü. Sabaha kalkacaktık, herkes okuluna, işine gidecekti. Yine halk eğitimde çalışıyordum. Sonra gece saat 4’te bu olayı yaşadık. Ufak bir sarsıntıyla uyandık. Duracak zannettik. Şimdi durur, şimdi durur ama çok şiddetli bir şekilde oldu. Yıkımlar başladı. O olayı yaşadık, anlatıyorum şu anda ama konuştukça o psikolojiyi tekrar yaşıyorum. Üzüntü duyuyorum, o anı unutmayacağız" dedi. "DERTLERİNE DERMAN OLMAYA VE KENDİSİNE MORAL OLMAYA ÇALIŞIYORUZ" 52 yaşındaki kursiyerlerden Serpil Karadağ, Lütfiye hoca ile aralarında çok farklı bir bağ oluştuğunu ve birlikte çok güzel anlar yaşadıklarını söyledi. Depremin yaralarını sarmak için dertlerine derman olmaya ve kendisine moral olmaya çalıştıklarını belirten Karadağ, kursta paylaşmanın önemine vurgu yaptıklarına da değindi. Lütfiye hocanın kendilerine çok katkısı olduğunu söyleyen kursiyerlerden 63 yaşındaki Güler Kartal, "Biz de hocamızın derdine ortak olmak istiyoruz. Bazen gülüyoruz, bazen ağlıyoruz. Ama yine de birbirimize sarılıyoruz, çok mutlu günlerimiz oluyor" dedi.

Deprem Korkularına Karşı En Etkili Çözüm: EMDR Terapisi Haber

Deprem Korkularına Karşı En Etkili Çözüm: EMDR Terapisi

6 Şubat 2023'te Kahramanmaraş merkezli deprem, milyonlarca insanın hafızasında silinmeyecek anılara yol açtı. Yıkımın ardından birçok kişi evlerini terk edip farklı şehirlere göç etti, ancak bu fiziksel uzaklaşma zihinsel travmayı geride bırakmaya yetmedi. Son günlerde Ege'de art arda yaşanan depremler sonrası deprem kaygıları yeniden gündem oldu. Medipol Bahçelievler Hastanesi'nde görev yapan Klinik Psikolog Gözde Göktaş, hem doğrudan depremi yaşamış kişilerde hem de yardım için bölgeye gidenlerde ikincil travma belirtilerinin görüldüğünü söyledi. Zihinlerde tekrar tekrar canlanan görüntülerin, gece korkularının ve "her an bir şey olacak" hissinin birçok kişinin günlük yaşamını olumsuz etkilediğini belirten Göktaş, özellikle EMDR (Göz Hareketleriyle Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme) gibi terapi yöntemlerinin depremden kaynaklı travmalarla baş etmede önemli rol oynadığını ve profesyonel destek almanın bu süreçte büyük kolaylık sağlayacağını belirtti. Psikolojik dayanıklılığı artırmak adına, eski rutinlere dönmek ve aile-arkadaş desteğini güçlendirmek de uzmanların önerileri arasında yer alıyor. "Gece yatağa korkuyla giren, başucunda su, düdük bulunduran danışanlarım vardı" Deprem sonrası görülen görsellerin hem depremzedelerde hem de oraya yardıma gidenlerde ikincil travma oluşturduğunu dile getiren Göktaş, "Depremle ilgili süreçte aklımıza kazınan bazı görseller var; bizim bile zihnimizde silmeyi başaramadığımız, tıpkı birer ‘flashback' gibi gelip bizi rahatsız eden, o ana götüren görüntüler. Hem o dönemde İstanbul'a belirli süreli göçlerle gelip orada işleri toparladıktan sonra memleketine geri dönen danışanlarımız oldu hem de bizlerin de yaşadığı, ‘ikincil travma' dediğimiz bir süreç söz konusu oldu. Görseller insanın zihnine gelip, daha yoğun empati kurarak oraya yardıma giden kişilerin ikincil travmayı daha fazla yaşamasına yol açabiliyor. Bu görüntüler gözümüzde canlandığında, sanki aynı şeyi biz de yaşayacakmışız gibi bir his oluşuyor. Öyle ki, gece yatağa korkuyla giren, başucunda su, düdük bulunduran ve telefonunu sürekli şarjda tutan danışanlarım vardı. Bir ay gibi bir süre geçmesine rağmen hala bu davranışlarını sürdüren kişiler varsa, mutlaka profesyonel destek almaları gerektiğini düşünüyorum. Çünkü sonuçta bir deprem bölgesinde yaşıyoruz; buna alışalım demiyorum ama hazırlıklı olmak da önemli" diye konuştu. "Eski rutinlere dönülmeli" Kişilerin profesyonel yardım almadan önce bireysel olarak yapabilecekleri olduğunu belirten Göktaş, "Bireysel olarak yapabileceğimiz şeylerden biri, eski rutinlerimize dönmeye çalışmak olabilir. Bu, iş hayatına geri dönmek veya sosyal desteğimizi (ailevi ve arkadaşlık ilişkileri) güçlendirmek şeklinde de olabilir. Her ne kadar depremi biz burada yaşamamış olsak da kendimizi tam olarak güvende hissetmiyoruz. Ayrıca, öngörülemeyen doğal afetlerden dolayı kontrolün bizim elimizde olmadığını bilmek kaygı ve korkularımızı artırıyor. Buna bağlı olarak bedensel semptomlarımız da çoğalıyor. ‘İkincil travma' dediğimiz durumda da benzer belirtiler yaşayabiliyoruz" dedi. "Travma sonrası stres bozukluğu için en iyi yöntemlerden biri EMDR terapisi" EMDR terapisinde kişinin yaşanan travmatik anıları yeniden işlediklerini söyleyen Göktaş, "Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) kapsamında, benim de çalıştığım yöntemlerden biri EMDR terapisidir (Göz Hareketleriyle Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme). Burada, kişinin deprem bölgesinde yaşadığı travmatik anıları alıyor, yeniden işliyor ve danışana, "Bu anılar sizde kalacak ama eskisi kadar etkilemeyecek," diyoruz. Deprem bölgesine ait bazı görseller, zihnimize kazınan ama bir türlü gitmeyen resimler vardır; EMDR terapisiyle bu görüntüleri de çalışabiliyoruz. Beden duyumunu, duyguyu, görüntüyü ve bizi rahatsız eden tüm unsurları tek tek ele alıyoruz. Deprem bölgesinde yaşayan kişilerde de EMDR en hızlı geri dönüş aldığımız terapi yöntemlerinden biri. Her sene depremin yıldönümünde, o olayı yaşamış veya yaşadığı dönemde atlattığını düşündüğü halde tekrar korkularının depreştiğini söyleyerek başvuran danışanlarımız oluyor ve onlarla da çalışmalar yapıyoruz. Bu yöntem, TSSB'de kullanılan en etkili terapi yöntemlerinden biri olarak kabul ediliyor. Ancak EMDR sadece TSSB'yeyönelik bir terapi yöntemi gibi görünse de; panik atak, korkular, kaygılar, özgüven problemleri, fobiler, yas süreçleri, OKB (Obsesif Kompulsif Bozukluk) gibi pek çok alanda da başarıyla uygulanabiliyor" ifadelerini kullandı.

Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
logo
Batı Ekspres - Edirne'nin Haber Sitesi En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.