“Lanzatore Sözleşmesi Çocukları Korur”

Edirne Çocuk Hakları Derneği Başkanı Nur Yılmaz Ercin, Lanzarote Sözleşmesi’nin yıldönümünde yaptığı açıklamada; “Lanzarote Sözleşmesi, çocukları cinsel istismardan, kız çocuklarını küçük yaşta erken evlilikten korur” dedi.

Haber Giriş Tarihi: 24.10.2024 12:12
Haber Güncellenme Tarihi: 24.10.2024 12:12

Edirne Çocuk Hakları Derneği, 25 Ekim 2007 tarihinde İspanya’nın Lanzarote Arası’nda imzalanan Çocukların Cinsel Suistimal ve Cinsel İstismara Karşı Korunmasına İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi’nin yıldönümü ile ilgili açıklama yaptı.

Dernek Başkanı Nur Yılmaz Ercin tarafından yapılan açıklamada, Lanzarote Sözleşmesi’nin amacına dikkat çekilirken; sözleşmenin, çocukları cinsel istismardan, kız çocuklarını da küçük yaşta erken evlilikten koruduğu ifade edildi.

“HANGİ KIZ ÇOCUĞU BÜYÜK BİR ERKEKLE EVLENMEK İSTER?”

Ercin, Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) Şubat ayında açıkladığı 2023 yılı evlenme ve boşanma istatistiklerini hatırlatırken; “16-17 yaş aralığında 10 bin 471 kız çocuğu ile 706 oğlan çocuğu evlendirildi. ‘Küçüğün rızası vardı’ söylemleriyle güçlendirilmeye çalışılan süreçte karşımıza çıkan resmi verilerin ortaya koyduğu tablo bu ne yazık ki. Çocuğun rızasına nerede bakılır? Fotoğraf çekmek için izin istediğinizde! Hangi kız çocuğu kendinden 20-30 yaş büyük bir erkekle kendi rızasıyla evlenmek ister? Henüz bedensel, zihinsel ve duygusal gelişimini tamamlayamamış bir çocuğun evlendirilmesi ne çocuksu bir heves, ne de olgunlaşma çabası olur. Olsa olsa cinsel istismar olur. Geçtiğimiz yıllarda, aileyi koruma ve güçlendirme bahanesiyle, cinsel istismar suçunu aklayacak aflar çıkarmaya niyetlenen kimi siyasilerin, kamuoyunun haklı isyanı ve baskısı sonucunda geri adım attığını hatırlatmak isteriz” ifadelerini kullandı.

“CİNSEL İSTİSMAR EN BÜYÜK KÖTÜLÜKLERDEN BİRİDİR”

Çocukların, haklarıyla çocuk olduğunu vurgulayan Ercin; “Hiçbir çocuk, bedensel ve ruhsal açıdan örselenemez. Her çocuk, sağlıklı bir ortamda nitelikli eğitim, erişilebilir tedavi hakkından yararlanma hakkına sahiptir. Ayrıca, her çocuğun oyun oynamak temel hakkıdır. Oyun çağında, çocuk oyunun öznesi olmalıdır, bir yetişkinin istismar nesnesi değil! Cinsel istismar, çocuklara karşı gerçekleştirilen en büyük kötülüklerden biridir. Çocuğun üstün yararını önceleyen sözleşmeler, tam da bu yüzden son derece önemli ve değerlidir” dedi.

“SÖZLEŞME, TBMM’DE ONAYLANDI”

Ercin, 25 Ekim tarihinin Lanzarote Sözleşmesi’nin imzalandığı gün olduğunu belirterek; “Avrupa Konseyi üye devletleri ile diğer bazı devletler 25 Ekim 2007'de İspanya'nın Lanzarote Adası'nda Çocukların Cinsel Suistimal ve Cinsel İstismara Karşı Korunmasına İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi'ni imzaladı. 18 Temmuz 2011 tarihinde dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında Bakanlar Kurulu tarafından Lanzarote Sözleşmesi'ne dahil olunmasına karar verildi. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde 6084 Sayılı Kanun ile onaylandı ve 10 Eylül 2011 tarihinde 28050 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Bu sözleşme, evde veya aile içinde güç, zorlama veya tehditlere başvurularak işlenen istismar türleri dahil olmak üzere, çocukların maruz bırakıldığı çeşitli cinsel istismar türlerini suç kabul eden ilk yasal düzenlemedir. ‘Lanzarote Sözleşmesi’ adıyla bilinen anlaşmaya imza atan devletler, özellikle kız çocuklarının erken yaşta evlendirilmesi ve çocuk istismarının önüne geçilmesine dair pozitif yükümlülükler getiriyor” sözlerine yer verdi.

SÖZLEŞMENİN AMACINA DİKKAT ÇEKTİ

Lanzarote Sözleşmesi'nin temel amacını açıklayan Ercin; “Çocukların cinsel sömürü ve istismara uğramasını engellemek ve bu konuda ulusal ve uluslararası iş birliği gerçekleştirmek. Çocuk pornografisi ve fuhşunu yasaklamak ve bunun için gereken her türlü tedbiri almak. Çocukların psiko-sosyal gelişimi açısından yıkıcı olabilecek etkilerini ortadan kaldırmak. Bilgi ve iletişim teknolojilerinin kullanılması yoluyla gerçekleştirilebilecek çocuk pornografisi ile mücadele etmek. Çocuklara karşı cinsel suçların önlenmesi, faillerin kovuşturulması ve çocuk mağdurların korunmasını sağlayıcı ceza yasaları çıkarmak ve etkin olarak uygulamak. Tüm bu yükümlülükleri bağlayıcı hale getirerek özel bir gözetim ve denetim mekanizması kurmak. Üzülerek belirtmek isteriz ki, son yıllarda bu sözleşmeye rağmen her türlü şiddet, istismar ve suistimale uğrayan çocukların sayısında gözle görülür bir atış söz konusudur. Oysa yapılması gereken, bu sözleşmenin iptali için değil; daha etkin bir şekilde uygulanması için çaba sarfetmektir” dedi.

“HER YETİŞKİNİN ÜSTÜNE DÜŞENİ YAPMASI GEREKİR”

Ercin, konuyla ilgili en büyük sorumluluğun, TBMM, yerel yönetimler ve ailelerde olduğunu ifade ederken; “Çocukların geleceğimiz olduğuna samimiyetle inanan her sorumlu yetişkinin bu konuda üstüne düşeni yapması gerekir. İlk defa çocuğa karşı cinsel istismar suçunu tanımlayan ve cinsel istismarı suç sayan ilk Uluslararası Lanzarote Sözleşmesi’nin etkin uygulanması ve tüm aleyhte taleplere karşı durarak yürürlükte kalmasını sağlamak için durmaksızın çalışmak, çocuk hakları alanında, kadın hakları alanında çalışan tüm sivil toplum örgütleri kadar ailelerin, sağlık personelinin, kolluk kuvvetlerinin, yargı mensuplarının temel ve zorunlu yükümlülüğüdür. Unutmayalım; Lanzarote Sözleşmesi, çocukları cinsel istismardan, kız çocuklarını küçük yaşta erken evlilikten korur” diye konuştu.

HABER MERKEZİ